Let's have a tea party !



Eskiden cok eskiden ben kucucuk bir cocukken, annem, babamla veya agbeylerimle her Ulus'a Kizilay'a inisimizde mutlaka kitap aldiklarini hatirliyorum. Kitap sevgisini gelistirmek icin yaptiklari bu ince jestin kiymetini bilir, binlerce kez kendilerine tesekkur ettikten sonra neredeyse ezbere okurdum onlari defalarca. Aysegul Tatilde'ler, Heidi'ler, Kucuk Prens'ler, Altin Kitap Cocuk Klasikleri Serisi.... En sevdigim Afacan Besler ve Gizli Yediler.... Bir elma veya annemin soydugu bir havucun esliginde, sobanin yanina kurularak saatlerce okurdum onlari ben....
Canim annem, ben kizima uzak diyarlarda hamileyken gonderdigi oteberinin icine daha dogmamis torunu icin koydugu "Dalmacyali " cocuk kitabiyla kizimin da okuma surevenini baslatmis oldu. Anneannesinin bu zarif baslangicindan beri okur benim kizim. Onceleri karnimdayken dinledi beni uzun sure, sonralari uykuya yatmadan once. Simdilerde ise artik kendi kitaplarini kendi seciyor kutuphaneden. Gelismis ulkelerin cocuk edebiyatina verdikleri onem sayesinde, birbirinden guzel kitaplar okuma sansi elde ediyoruz o da ben de. Icimdeki cocuk bir turlu doymadigi icin cocukluk kitaplarina; kizimdan sonra ben , benden sonra kizim kapisip duruyoruz bu inanilmaz guzellikteki kitaplari. Her konuda ama her konuda birbirinden guzel cizimlerle hayal urunu veya gercek hikayeler bazen beni buyuk bir kiskancliga bile surukluyor. Neden bizde yok boyle kitaplar diye. Cizimde cok basarili olan kizimla, en buyuk hayalimiz oykusunu birlikte olusturdugumuz, onun cizdigi cocuk kitaplari uretebilmek birgun ulkemizde...
Dun gidip sectigimiz usteki kitaplarin icinde en begendigi, cay daveti hazirliklarini anlatan kitap oldugu icin, yarin itibari ile senelik izne cikacak babaya surpriz cay partisi hazirlamak en ciddi konumuzdu bugun! Davetiyeler hazirlanip yatak baslarimizdaki komidinin uzerine ayri ayri kondu, ortuler serildi, tabaklar canaklar yerlestirildi, Mini Mouse partiye davet edildi, mutfaga girilip anne ile joleli meyveli pasta hazirlandi, sessizce baba bekleme moduna gecildi bile...Benimse kucucuk bir cocugun hayalgucunu ve aklini harekete gecirmeyi basaran tum kitaplara, emek veren tum yazarlara, kocaman bir alkis koptu icimden bir kez daha hayranlikla...


2 yorum:

cocuklacocuk dedi ki...

yazınızı çok beğendim ve kendime çok yakın hissettim. Hatta ben de bugün aynı konuda daha önce yazdığım bir yazıyı siteme taşımıştım.
http://www.cocuklacocuk.com/?p=188
Çocuk kitapları konusunda ulkemizde de ciddi gelişme var tabi fakat henüz gelişmiş ulkelere ulaşmak hayli zaman isteyecek. Bir de kendi yazarlarımız dururken çeviri yapıyorlar , çeviriye karşı değilim fakat öyle kötü çeviriler var ki, çocukların dil dgelişimine olumlu hiç bir etkisi olamaz. çevirirken sadece dil çevrilmemeli bence demek istediğim bu.
Ayrıca 2 ortak noktamızı buldum ben de 97 Odtü kimya mühendisliği mezunuyum, ve sarajevo'da yaptığım kısa geziyle o şehre hayran kaldım, ilerde eşimin köklerinin de olduğu sarajevoya birlikte gitme planlarımız var.
Bu kadar da uzun yorum olmaz ki, keseyim artık.

Yildiznaf dedi ki...

Merhaba Cocuklacocuk Guzel Yazarlari,
Ne iyi ettiniz de uzun uzun yzadiniz, yeni bir insan tanimak cok guzel. Evet ODTU ve Saraybosna havasi koklamak bizi yakinlastirmis galiba...Cocuk kitaplari hakkindaki tum endisenize katiliyorum. Maalesef ulkemizde kitap basmak, bastirmak kolay degil ama gidisatin nahoslugunun farkinda olan bizler birseyler yapmaliyiz. Dediginiz gibi kalitesiz ceviriler cocuklarimizin hayal dunyasini ve yaraticiligini gelistirmiyor... Biz yaratici anneler tipki, su yeni parlayan pasta isinde gosterdigimiz basari gibi, bu konuya da el atsak inanin cok basarili oluruz. Onemli olan ilgiyi cekebilmek....