Taze Cicekler ve Inciler



Bugün muhteşem bir tembellik yapıp gün boyu uçuk kaçık ama sarmaşık dizi ''Sex and The City'' i izledim. Bilenler bilir en iyi uçuşlardan biridir kendini Samantha'ya kaptırıp gitmek. Kendi gerçeklerin ile karşılaşınca, çakılan uçak misali hızlı bir iniş yapsan da yeryüzüne, uçmanın o tarifsiz hazzı her zorluğa değecektir .....

Güney Kore'li arkadaşım, pek bilmiş komşum Enn Jung'a göre bizim kız, güzel gözlerinden dolayı Charlotte'a benzemekte. Bu benzetmede beni mest etmekte ! Zira tarzı ve kişiliğiyle kendime benzettiğim Charlotte, kızımın benzetilmesinden rahatsız olmadığım minicik bir şirin hanımefendicik.

Bayanda nezaketin ve zerafetin demode bulunduğu bir çağda yaşamak en büyük çıkmazı Charlotte'ın. Yine de, daha erkeksi olmanın moda olmasına aldırmadan hayatın ince güzelliklerini yaşamakta ve çevresine yaşatmakta ısrarlı tıpkı benim gibi.Hoş dekore edilmiş evler, özenli hazırlanmış sofralar, evlerimizdeki olmazsa olmaz taze çiçekler, bir hos cift inci kupeler vazgeçilmezi ikimizinde.

Bizim gibi yaşamayanlar, hayatın ince ayrıntıları ile uğraştığımızı düşünseler de biz halimizden oldukça memnunuz aslında. Yaşamın, o küçük ayrıntılarda gizli büyüsü bizi belki de varolmayan bir masal dünyasında yaşatmakta. İncilerle süslenmiş yemek masası, yanından geçerken kokusuyla sarhoş olduğumuz taze leylaklar, özenle biriktirip sergilenmiş deniz kabuklarımız, bizi içinde kötünün de olduğu bu dünyadan alıp hep güzelin varolduğu başka bir gezegene götürmekte. Sanki herkes bizim zevk aldıımız şeylerden hoşlanmayı öğrense bu kadar çok çirkinlik , haksızlık, savaş, kıyım yaşanmayacak yeryüzünde. Hayat bir başka olacak...

Ne diyelim, daha güzel bir dünya yaratmak için, bize düşen; sadece gözleri değil, alışkanlıkları da Charlotte'a benzeyen cincin bakışlı, kocamaannn boncuk gözlü, hanım mı hanımcık, şirin mi şirincik kız evlatlar yetiştirebilmek belki de....






1 yorum:

Recep Hilmi Tufan dedi ki...

Hâlâ izlemedim şu diziyi ya? Acaba sadece bayanlara yönelik bir dizi mi?